Atatürk konusuna başka bir yazıda değinceğimi söylemiştim.Şimdi sırası geldi bunun.
Günümüz devrimcilerinden bir moda daha var :Ben Che Guevara taraftarıyım;fakat Atatürk'ü sevmiyorum.Lan mal Atatürk olmasa şuan da bunu diyemezdin bile Che Guevara hayranı olmayı bırak belki baban belli olmayacaktı sen hala daha ne diyorsun.
Tamam olaya biraz sert girişmiş olabilirim.Belki de Atatürk konusu beni aşırı derecede sinirlendiren bir konu.Ama sakince başlamam gerekirse şöyle başlıyayım:Atatürk belki de dünyanın en başarılı devrimcisidir.Hem savaşıp hemde sonra ülkeyi yönetip Osmanlı'nın kaldığı orta çağ karanlığından ve emperyal güçlerin pençesinden ülkemizi kurtarmıştır.Atatürk bir tek Türkiye de değil ,tüm dünyada sevilen sayılan bir insandır.Dolusuyla ülkede heykeli vardır,çoğu ülkede adına kitaplar yazılmıştır,Çin'de okullarda zorunlu ders olarak okutulmaktadır,Avrupa'da hakkında atasözü bile vardır;zorda kalınca Atatürk gibi düşünün diye... Daha bir sürü şey de vardır böyle bir insan varken Che Guevara da kimdir demiyorum o da büyük bir devrimcidir tabi ki de.Ben de kendine çok hayranım ama bu Che Guevara diye hayran olduğunuz adamın çantasından Nutuk çıkmıştır.Bizim gençlerimizin çok sayfa diye okumaktan çekindiği Nutuk çıkmıştır.
Bir diğer bakış açım ise şöyle şimdi Atatürk çok büyük bir adam bunu herkes kabul etmelidir.Ama bunun dışında bu kendi ülkemizden,bizim milletimizden biri.Herşeyin önünde Türkiye Cumhuriyeti 'nin kurucusudur.Nasıl Che Guevara Küba devrimin öncüsü ise Atatürk'te Türk devrimin öncüsüdür ve başkanıdır.Biz kendi devrimimizi yapan kendi özgürlüğümüzü sağlayan adam varken niye onu küçümseyip başkalarına hayran kalıyoruz.Bir Küba'lı devrimci der mi Che Guevara da kim Atatürk ondan daha iyidir diye.Tabi ki de demez.Dememesi de en doğru olandır çünkü.
Sonuç olarak Atatürk gibi büyük bir devrimci insana sahibiz yaptıklarını burada anlatmakla bitiremeyiz.Kendimiz bununla gurur duymalı iken ,Atatürk'ün ilke ve inkilaplarına sahip çıkmalı iken biz daha onu kötüleyip ya da beğenmeyip başka insanlara hayran kalıyoruz.Bu çok yanlıştır en azından saygıdan ve yaptıklarına bakarak bunu dememiz gerekir.
Öncesi;Günümüz Devrimci Gençleri
Noah Levenstein
4 Temmuz 2015 Cumartesi
1 Temmuz 2015 Çarşamba
Günümüz Devrimci Gençleri
Günümüzde devrimci olmak için yapılması gerekenleri söyleyeyim size öncelikle;
_Che Guevara'yı bilmek
_Bir tane peace eşyası bulundurmak
_6 Mayıs'ta Deniz Gezmiş hakkında paylaşımda bulunmak
Bu 3 nü yaparak günümüzde çok güzel bir devrimci olabilirsiniz.
Ya tamam biraz abartmış olabilirim;fakat günümüzde devrimci olmak,özgürlükçü bir insanım demek o kadar kolaylaştı ki.Bir Che Guevara tutturmuş gidiyor herkes.Fidel Castro desem yarısı kim olduğunu tanımayacak.
Devrimci olmak yada özgürlükçü olmak yada solcu olmak ne dersen buna aralarından aşırı uç farklar yok ne de olsa.Bunlardan birini olmak bir özentilik meselesi değildir.Özenilecek bir tarafı da yoktur.İnsanlar bu yolda hayatlarını kaybetmişlerdir,bazılarının adlarını duymuşuzdur bazılarının adlarını duymamışızdır.Amaçları iyi olsun kötü olsun bir davaları olmuştur ve bu dava için ölümüne savaşmışlardır.Misal Martin Luther King tabi ki de bu devrimci gençlerin yüzde 90 ı bu adamı tanımaz yüzde 10 u da tarih dersinde gösterilen protestanlığı başlatan Martin Luther sanar.Martin Luther King ABD'de Siyahların haklarını korumaya çalışan bir siyahtır.39 yaşında bir suikast sonucu ölmüştür.Dediğim gibi daha bir çok insan gibi kendi davasını güderken ölmüştür.
Konuyu biraz daha açmak gerekirse şöyle anlatayım: Günümüzde genelde gençlerimiz tarafından bir Che Guevara hayranı grubu oluşmuştur.Che Guevara hayranı olmaları kötü bir şey değil tabi ki de bende Che Guevara'yı severim ve hayranlık beslerim.Ama acı tarafı ise hiç bir şeyden haberleri olmadan bir popülerlik veya sürü psikolojisiyle davranmalarıdır.Günümüzde bu kişilerin o kadar saçmalayanları olmuştur ki.Ben Che Guevarının İdeolojisini güdüyorum Atatürk'te kim diyenleri bile çıkar olmuştur.Atatürk'ü kötümsemeleri konusuna başka bir yazı da bahsedicem ondan şimdi es geçiyorum.Ama demek istediğim bir şey var;bu gençler Che Guevara öldüğü zaman çantasından Nutuk çıktığını bile bilmezlerdir.Çıktığını bilseler eminim şok olurlardı.
Ya mesela böyle insanlar çok fazladır devrimci insanlar yani Atatürk,Che Guevara,Fidel Castro,Martin Luther King,Nelson Mandela,Deniz Gezmiş ve daha dolusuyla insan.Bir kişi de bağlı kalınmasını ve diğerlerinin isimlerini bile duymamış olmamaları beni üzen nokta.Ve bunların yanında o zamanki siyaseti haraketi yöneten insanı bilmek gerekir,bir de bunlar dışında o zamanın yani bu siyasal harakette önemli rol oynayan insanları da bilmek gerekir.Şairini,yazarını,gazetecisini,şarkıcısını,türkücüsünü vb. .Ve bide bu dönemde yaşanan önemli olayları bir eylem olur,bir şarkı olur ,bir miting olur,bir kişinin ölümü veya öldürülmesi olur.Bunları bilmeden hayran olup devrimciyim demek hiçbir anlam ifade etmez.
Kısacası şunu demek isterim popüler olmak için veya özentilik uğruna ben devrimciyim denmez,
devrimci olmak için de sadece 1 kişiye hayran kalıp 1 kaç şey bilmek yetmez...
Sonrası;Günümüz Devrimci Gençleri 2
_Che Guevara'yı bilmek
_Bir tane peace eşyası bulundurmak
_6 Mayıs'ta Deniz Gezmiş hakkında paylaşımda bulunmak
Bu 3 nü yaparak günümüzde çok güzel bir devrimci olabilirsiniz.
Ya tamam biraz abartmış olabilirim;fakat günümüzde devrimci olmak,özgürlükçü bir insanım demek o kadar kolaylaştı ki.Bir Che Guevara tutturmuş gidiyor herkes.Fidel Castro desem yarısı kim olduğunu tanımayacak.
Devrimci olmak yada özgürlükçü olmak yada solcu olmak ne dersen buna aralarından aşırı uç farklar yok ne de olsa.Bunlardan birini olmak bir özentilik meselesi değildir.Özenilecek bir tarafı da yoktur.İnsanlar bu yolda hayatlarını kaybetmişlerdir,bazılarının adlarını duymuşuzdur bazılarının adlarını duymamışızdır.Amaçları iyi olsun kötü olsun bir davaları olmuştur ve bu dava için ölümüne savaşmışlardır.Misal Martin Luther King tabi ki de bu devrimci gençlerin yüzde 90 ı bu adamı tanımaz yüzde 10 u da tarih dersinde gösterilen protestanlığı başlatan Martin Luther sanar.Martin Luther King ABD'de Siyahların haklarını korumaya çalışan bir siyahtır.39 yaşında bir suikast sonucu ölmüştür.Dediğim gibi daha bir çok insan gibi kendi davasını güderken ölmüştür.
Konuyu biraz daha açmak gerekirse şöyle anlatayım: Günümüzde genelde gençlerimiz tarafından bir Che Guevara hayranı grubu oluşmuştur.Che Guevara hayranı olmaları kötü bir şey değil tabi ki de bende Che Guevara'yı severim ve hayranlık beslerim.Ama acı tarafı ise hiç bir şeyden haberleri olmadan bir popülerlik veya sürü psikolojisiyle davranmalarıdır.Günümüzde bu kişilerin o kadar saçmalayanları olmuştur ki.Ben Che Guevarının İdeolojisini güdüyorum Atatürk'te kim diyenleri bile çıkar olmuştur.Atatürk'ü kötümsemeleri konusuna başka bir yazı da bahsedicem ondan şimdi es geçiyorum.Ama demek istediğim bir şey var;bu gençler Che Guevara öldüğü zaman çantasından Nutuk çıktığını bile bilmezlerdir.Çıktığını bilseler eminim şok olurlardı.
Ya mesela böyle insanlar çok fazladır devrimci insanlar yani Atatürk,Che Guevara,Fidel Castro,Martin Luther King,Nelson Mandela,Deniz Gezmiş ve daha dolusuyla insan.Bir kişi de bağlı kalınmasını ve diğerlerinin isimlerini bile duymamış olmamaları beni üzen nokta.Ve bunların yanında o zamanki siyaseti haraketi yöneten insanı bilmek gerekir,bir de bunlar dışında o zamanın yani bu siyasal harakette önemli rol oynayan insanları da bilmek gerekir.Şairini,yazarını,gazetecisini,şarkıcısını,türkücüsünü vb. .Ve bide bu dönemde yaşanan önemli olayları bir eylem olur,bir şarkı olur ,bir miting olur,bir kişinin ölümü veya öldürülmesi olur.Bunları bilmeden hayran olup devrimciyim demek hiçbir anlam ifade etmez.
Kısacası şunu demek isterim popüler olmak için veya özentilik uğruna ben devrimciyim denmez,
devrimci olmak için de sadece 1 kişiye hayran kalıp 1 kaç şey bilmek yetmez...
Sonrası;Günümüz Devrimci Gençleri 2
30 Haziran 2015 Salı
Site ve Yazılar Hakkında ki Görüşler
Site ve yazılar hakkında ki görüşleri twitter adresim olan https://twitter.com/Noahlevenstein3 buraya dm veya mention olarak veya direk yorum olarak bildirebilirsiniz.Görüşlerinizi bekliyorum...
27 Haziran 2015 Cumartesi
Liberalizm Yalanları 3
Artık bu konuda ki 3.yazımda liberalizmi açıklama gereği duymuyorum.Diğer 2 yazıda oldukça açıklayabildiğimi düşünüyorum.Değinmek istediğim şey ise geçen yazıda kısaca geçtiğim liberalizm etkilerinden olan işçi eylemleri vb. durumlar.
Sanayi devrimi sonucu işçi sınıfı oluşmuş,sendikalar kurulmuştur.Bu devrim sayesinde fabrikalar,işletmeler kurulmuş ve bu sayede de liberalizm iyice yerine oturmuş ve kapitalizm de doğmuştur.
Aslında bu yazıda değineceklerim biraz da kapitalizm hakkında;ama ben ikisini aynı şey gibi kabul ediyorum.Tabikide aynı şeyler değiller birbirlerinden çok farklılar fakat liberalistim diyen kapitalisti destekler,kapitalist olanda liberalizmi savunur.Ayrılmaz bir bütün gibilerdir ikisi.
Neyse konumuza dönelim işte kapitalizm doğmuştur.Liberalizm sayesinde devlet bünyesinde olmayan bireyler tarafından oluşan fabrikalar,işletmeler en basitinden dükkanlar kurulmuştur.Bu iyi bir şey şu anlık ,yani bunların kurulması.Fakat kapitalizm düşüncesi sayesinde bu yerlerde çalışan kişilere insan değil de robot muamelesi gösteriliyor.Nasıl yani diyecekseniz; mesela bir dönerci de bir insanın dönerle ilgilenmesi diğer bir insanın dönerle ilgili malzemeleri hazırlaması,bir insanın garsonluk yapması,bir insanın etrafı temizlemesi gerekir en az kişiyle çalıştırırsak.Kaç kişi yaptı ? 4kişi.Bu normal koşullarda çalışmış hafif zor bir şey haline gelir;fakat günümüzde ben bunun için 4 diyorsam burda 2 kişi çalışıyor.Mantıklı düşünün az önce görev dağılımını yaptım 2 kişi nasıl tüm işleri yapıcak.Şu şekilde;biri hem garsonluk hem temizlikçilik yapıcak,diğeride hem döner kesicek hem domates kesicek hem soğan kesicek.İşte bu şekilde yapılacak.Sonuç ne oluyor insanlar mutsuz oluyor işlerinden çünkü çalışma şartları kötü ama bu ise işte az önce bahsettiklerimden gelen bişey.Sorun tek bu değil,bu en küçük örneği.Fabrikalarda dolusuyla işçi eylemi var,maden işletmelerin eylemleri daha dolusuyla yerin eylemleri boşuna mı yapılıyor sanıyorsunuz? Tabi ki de hayır.
Sorun bir tek bu bahsettiğim kişilerin kötü şartlar altında çalışması değil,bu bahsettiğim az iş verme olayı sonucunda işsizliği de doğuruyor.Eğer dediğim dönerci 4 kişiye iş verseydi 2 tane daha insan ekmek parası kazanacaktı.Ve bunu bu örnekteki gibi yapan yerlerin sayısı inanılmaz şekilde fazla.Sonuç olarak bu iki şey hem işsizliği,hem de düşük şartlar altında çalışmayı bu da insanların yoksulluğunu sağlıyor.
Son olarak da bir kaç örnekle bitirmek istiyorum :
Son olarak da bir kaç örnekle bitirmek istiyorum :
öncesi;Liberalizm Yalanları 2
24 Haziran 2015 Çarşamba
2014 Yılından Bir Mektup
Çok özgürdük bu zamanda;
Haklarımız gasp ediliyordu,
Siyasal düşüncelerimizi ifade edemiyorduk,
Biz Türk'üz demek bile suçtu bazen...
Dünya da ki en hür medyaya sahiptik;
Gazetecilerimizin yarısı içerde,
Diğer yarısı da yönetiliyordu.
İnternete erişim kesiliyor,
Siteler kapanıyordu...
En önemli şeylerden biri de demokrasiydi:
Seçimlerde elektrikler kesilir,
Sandıklar çöpten çıkardı...
İnsan haklarına duyulan önem de fazlaydı:
Bazen bir kadın sokak ortasında ölür,
Bazen de bir çocuk dayaktan kaçıp
Tinerci olurdu...
Halk çok refahtı:
Halkın belkide yarısı ayın sonunda,
Eve nasıl ekmek götürürüm diye düşünüyordu.
İşsizlikten suç oranları yükselmişti...
...İşte size 2014 yılından bir mektup
Haklarımız gasp ediliyordu,
Siyasal düşüncelerimizi ifade edemiyorduk,
Biz Türk'üz demek bile suçtu bazen...
Dünya da ki en hür medyaya sahiptik;
Gazetecilerimizin yarısı içerde,
Diğer yarısı da yönetiliyordu.
İnternete erişim kesiliyor,
Siteler kapanıyordu...
En önemli şeylerden biri de demokrasiydi:
Seçimlerde elektrikler kesilir,
Sandıklar çöpten çıkardı...
İnsan haklarına duyulan önem de fazlaydı:
Bazen bir kadın sokak ortasında ölür,
Bazen de bir çocuk dayaktan kaçıp
Tinerci olurdu...
Halk çok refahtı:
Halkın belkide yarısı ayın sonunda,
Eve nasıl ekmek götürürüm diye düşünüyordu.
İşsizlikten suç oranları yükselmişti...
...İşte size 2014 yılından bir mektup
Liberalizm Yalanları 2
İlk yazıda aşırı derece açıklayıcı olamadığımı farkettim ve çok kısa tuttuğumu farkettim.Bu yüzden bu yazı biraz daha uzun ve açıklayıcı olmaya çalışıcak.
Liberalizm aslında ilk çıkış noktası olarak iyi bir siyasal plandır.Vurguladığı şey bireysel özgürlüktür.Bu bireysel özgürlük ilkesi sayesinde şu an yaşamımızda ki haklar belirlenmiştir bir bakıma.Özel mülkiyet hakkı,propaganda yapma hakkı,ifade özgürlüğü,inanç özgürlüğü gibi gibi.Fakat işte başta iyi gözüken bu siyasal plan ekonomiye geçtikçe bozulmaya başlamıştır.Bu bozulma serbest ticaret ilkesiyle gelmiştir.Bunun üzerine gelen sömürgecilik haraketleri,emperyalizm,manda ve himaye,kapitalist düşünce akımı bunu iyice kötüleştirmiştir.Serbest ticaret kökte iyi bir şey iken bu bahsettiğim şeylerden sonra iyice kötüleşmiş ve insanların hakkına gasp etme,büyük devletler tarafından sömürülme gibi gibi şeyler olanak sağlamıştır.
Serbest ticareti biraz açmak gerekirse ; serbest ticaret sayesinde insanlar daha rahat bir şekilde alışveriş yapabilmiş,ev alıp satma,miras vb. şeyler kolay hale gelmiştir.Serbest ticaret demek basitçe günümüzde kullandığımız her şeyi oluşturur.Marketler,mağazalar,internetten satış yapan siteler,galeriler daha bir çoğu.Bir de serbest ticaretin getirdiği başka bir şey ise mesela Osmanlı Devleti'nde araziler bolumlere ayrılmıştı,insanlar evlere kendi imkanlarıyla değil,padişah ,vezir vs. kişiler sayesinde sahip olabiliyordu bu da ortadan kalkmış günümüzdeki gibi evler alınıp satılabilir hale gelmiş,özel mülkiyet ilkesi doğmuştur.
Bu anlattıklarıma göre liberalizm niye kötü geçen yazıda niye kötüledin o zaman diyeceksiniz.Şimdide bu ilkelerin getirdiği sonuçlara bakalım izninizle...Kapitalist iş adamları bankerler liberalizm sayesinde istediği işletmeteyi satın alabiliyor ve bu adamların kapitalist olmasından kaynaklı zaten işçilere dolusuyla güç durum ortaya çıkartıyor.İnsanlar paralarını tam olarak alamıyorlar,8 saat çalışmaları gerekirken 12 saat çalışıyorlar izinlere çıkartılmıyorlar.Bu konuda bir örnek : http://gercekgazetesi.net/isci-hareketinden-haberler/fenis-iscileri-nizamettin-onelgenin-hesabini-soruyor
Bu yine liberalizmin getirdiği küçük bir etki.Liberalizm sonrası İngiltere'de yaşanan Sanayi Devrimi'nden sonra hammadde arayışları çoğalmış bu yüzden sömürgecilik başlamıştır ve bunun sonucunda 1. ve 2. Dünya Savaşları ortaya çıkmıştır.Bunu hepinizin bildiğini düşünüyorum kaç yıldır savaş konusu açılsa bundan bahsedilir zaten .
Asıl bahsetmek istediğim konu ise bunlardan çok geçen yazıda da bahsettiğim gibi bir ülkenin liberalizm yüzünden işgal alanına dönmesi.Serbest ticaret diyorum sürekli işte asıl kötü alanını serbest ticaret bu bahsedeceğim bölümde sergileyecektir.Bu ilke sayesinde bir alman banker bir ingiliz banker bir arap banker illa bankerde olması gerekmez parası olsun yeter; sizin ülkenizde istediğinizi satın alabilir mesela ev:
örneğin bir şirket veya maden işletmesi :

Daha bir çok örneği var bu dediklerimin merak ederseniz internette gazetelerin eski yazılarında araştırın bulun veya haberlerde dolusuyla örnek bulabilirsiniz.
Sonuç olarak şöyle diyeyim liberalizm iyi şeydir kökünde özgürlük ve haklar için çıkmıştır.Bu çok güzel bişeydir aslında fakat günümüzde gelinen nokta da liberalizm ülkelerin savaşılmadan işgal edilmesine,insanların haklarının yenmesine ... yol açıyor.
Öneri olarak ise diyeceğim şudur liberalizm özgürlüktür yalanlarına kanmayın,tabi ki bu sizin bileceğiniz iş ben sizi siyasal düşüncenizden döndüremem.Ama eğer bana sorarsanız ve örneklerle de gösterdiğim üzere liberalizm günümüzde insanların özgürlüğünü değil,özgür olmamasını sağlamaktadır.Bu yüzden daha çok düşünüp daha çok araştırmanızı tavsiye ederim.
Öncesi;Liberalizm Yalanları
Sonrası;Liberalizm Yalanları 3
Liberalizm aslında ilk çıkış noktası olarak iyi bir siyasal plandır.Vurguladığı şey bireysel özgürlüktür.Bu bireysel özgürlük ilkesi sayesinde şu an yaşamımızda ki haklar belirlenmiştir bir bakıma.Özel mülkiyet hakkı,propaganda yapma hakkı,ifade özgürlüğü,inanç özgürlüğü gibi gibi.Fakat işte başta iyi gözüken bu siyasal plan ekonomiye geçtikçe bozulmaya başlamıştır.Bu bozulma serbest ticaret ilkesiyle gelmiştir.Bunun üzerine gelen sömürgecilik haraketleri,emperyalizm,manda ve himaye,kapitalist düşünce akımı bunu iyice kötüleştirmiştir.Serbest ticaret kökte iyi bir şey iken bu bahsettiğim şeylerden sonra iyice kötüleşmiş ve insanların hakkına gasp etme,büyük devletler tarafından sömürülme gibi gibi şeyler olanak sağlamıştır.
Bu anlattıklarıma göre liberalizm niye kötü geçen yazıda niye kötüledin o zaman diyeceksiniz.Şimdide bu ilkelerin getirdiği sonuçlara bakalım izninizle...Kapitalist iş adamları bankerler liberalizm sayesinde istediği işletmeteyi satın alabiliyor ve bu adamların kapitalist olmasından kaynaklı zaten işçilere dolusuyla güç durum ortaya çıkartıyor.İnsanlar paralarını tam olarak alamıyorlar,8 saat çalışmaları gerekirken 12 saat çalışıyorlar izinlere çıkartılmıyorlar.Bu konuda bir örnek : http://gercekgazetesi.net/isci-hareketinden-haberler/fenis-iscileri-nizamettin-onelgenin-hesabini-soruyor
Bu yine liberalizmin getirdiği küçük bir etki.Liberalizm sonrası İngiltere'de yaşanan Sanayi Devrimi'nden sonra hammadde arayışları çoğalmış bu yüzden sömürgecilik başlamıştır ve bunun sonucunda 1. ve 2. Dünya Savaşları ortaya çıkmıştır.Bunu hepinizin bildiğini düşünüyorum kaç yıldır savaş konusu açılsa bundan bahsedilir zaten .
Asıl bahsetmek istediğim konu ise bunlardan çok geçen yazıda da bahsettiğim gibi bir ülkenin liberalizm yüzünden işgal alanına dönmesi.Serbest ticaret diyorum sürekli işte asıl kötü alanını serbest ticaret bu bahsedeceğim bölümde sergileyecektir.Bu ilke sayesinde bir alman banker bir ingiliz banker bir arap banker illa bankerde olması gerekmez parası olsun yeter; sizin ülkenizde istediğinizi satın alabilir mesela ev:
örneğin bir şirket veya maden işletmesi :

Daha bir çok örneği var bu dediklerimin merak ederseniz internette gazetelerin eski yazılarında araştırın bulun veya haberlerde dolusuyla örnek bulabilirsiniz.
Sonuç olarak şöyle diyeyim liberalizm iyi şeydir kökünde özgürlük ve haklar için çıkmıştır.Bu çok güzel bişeydir aslında fakat günümüzde gelinen nokta da liberalizm ülkelerin savaşılmadan işgal edilmesine,insanların haklarının yenmesine ... yol açıyor.
Öneri olarak ise diyeceğim şudur liberalizm özgürlüktür yalanlarına kanmayın,tabi ki bu sizin bileceğiniz iş ben sizi siyasal düşüncenizden döndüremem.Ama eğer bana sorarsanız ve örneklerle de gösterdiğim üzere liberalizm günümüzde insanların özgürlüğünü değil,özgür olmamasını sağlamaktadır.Bu yüzden daha çok düşünüp daha çok araştırmanızı tavsiye ederim.
Öncesi;Liberalizm Yalanları
Sonrası;Liberalizm Yalanları 3
22 Haziran 2015 Pazartesi
Liberalizm Yalanları
Liberalizm diye ortada dönen bir şey var .Aslında yıllardır var olan bir ekonomik görüş.Fakat günümüzde farklı şekilde yutturulmaya çalışılıyor.Özellikle de liseli ve ortaokullu siyasal düşünce yapıları yeni gelişmekte olan insanlara.
Olay şöyle geçiyor ;liberal kelimesinin anlamı özgürlükmüş,buda özgür olmayı,özgür ekonomiyi filan falan gösterirmiş.Tamam olaya sözlükçe bakarsanız özgür bir ekonomi anlayışı diyebilirsiniz insanlara;fakat sözlük anlamı karın doyurmaz ki.Özgür bir ekonomiden kasıt herkesin rahatça ekonomik haraket edebilmesidir.Bu iyi bişey gibi gözüküyor fakat değil. Niye mi ? buyrun:
1.örnek
Sonrası:Liberalizm Yalanları 2
Olay şöyle geçiyor ;liberal kelimesinin anlamı özgürlükmüş,buda özgür olmayı,özgür ekonomiyi filan falan gösterirmiş.Tamam olaya sözlükçe bakarsanız özgür bir ekonomi anlayışı diyebilirsiniz insanlara;fakat sözlük anlamı karın doyurmaz ki.Özgür bir ekonomiden kasıt herkesin rahatça ekonomik haraket edebilmesidir.Bu iyi bişey gibi gözüküyor fakat değil. Niye mi ? buyrun:
1.örnek
2.örnek
3.örnek
Lafın özüne gelirsek liberalizm demek özgür ekonomi evet;fakat bu özgür ekonomi sayesinde ülkemizin topraklarını parsel parsel satabilirsiniz.Bir İngiliz,bir arap sizden fazla hakka sahip olabilir kendi ülkemizde.
Bende özgürlükten yana bir insanımdır,özgürlüğüme çok düşkünümdür hatta.Ama özgürlük benim ülkemin satılması ve herkesin paraya tapması olacaksa bunun sonuna kadar karşısındayımdır.
Bende özgürlükten yana bir insanımdır,özgürlüğüme çok düşkünümdür hatta.Ama özgürlük benim ülkemin satılması ve herkesin paraya tapması olacaksa bunun sonuna kadar karşısındayımdır.
Sonrası:Liberalizm Yalanları 2
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






